6/8/2009
DİSGİNTİ
Kategori: MiZAH
"Hazır mantı alayım da üstüne salçayı ve yoğurdu hazırlayayım, ne var ki ebem de hazırlar." dedim, demez olaydım. Meğer işin özü mantıda değilmiş, sostaymış. Yoğurtta sorunum yok, ne de olsa ata sporu yoğurt; hemen sulandırabiliyorum ve akışkan hale getirebiliyorum. Ya salça? Ne zor işmiş salçayı sıvılaştırmak. Olmadı. Beceremedim. Gerçeklerle yüzleşmem gerektiği için biraz sert yorumlar yazarsam beni engelleyin; ama salçayı akışkan hale getiremeyecek kadar beceriksiz, elinden iş gelmez, yeteneksiz, bip, ..., bir adamım. "Açlıktan öl o zaman." diyesim geliyor kendime. Yetmezmiş gibi salçayı -nasıl becerdiysem- donuma sıçrattım. Hem de uzaktaki ocağın üstünden. Yetmedi salçayı yakmayı da başardım. Kapkara oldu salça. Yazıklar olsun bana. İnsan bazen kendinden disginiyo!
Ha, bu arada mantı da olmadı, kazık gibi kaldı... İnsanın kendi yaptığı yemeğin midesine oturması kadar içine oturan bir şey yokmuş bunu anladım...
Kalın salıncakta.